Ana Sayfa, Genel, Kişisel Gelişim

Defter Kullanımı ve Not Almanın Gücü

coffee-2608864_1920

Eskiden günlük hayatımızda bu kadar çok uyarana maruz kalmıyorduk. Üstelik aynı anda bu kadar çok şeyi yetiştirmek zorunda da değildik. Çağ hızlandı. Teknoloji gelişti ama bu hepimizin zihnini ekstra stres kattı. Bu stresle başa çıkmanın en kolay yolu ise benim için yazmak.

Elimin altında sayısız defter var. Kimisini düzenli kullanıyorum kimisini ise gerek oldukça. Bunları geçtiğimiz ay Instagram hikayelerimde paylaştığımda anlatmamı istemiştiniz. Ben de detaylıca hangi defteri neden ve nasıl kullandığımı anlatmak istedim.

  • Ajandam: Ajanda özellikle de sanal olmayan bir ajanda benim için çok önemli. Birincisi aynı anda çok fazla iş yapıyorum ve eğer bunları bir yere not almazsam sık unutuyorum. İkincisi ise bir işi ajandaya not aldığım zaman onu daha fazla ciddiye alıyorum. Ajandamda önemli tarihleri yıllık plan bölümüne yazıyorum. Böylece iş takvimimdeki önemli günleri ve akademik haftaları kolaylıkla takip edebiliyorum. Sınav haftaları, toplantı haftaları, matbaa günleri benim kaçırmamam gereken şeyler ve genelde hepsi dönem başından belli tarihler. Onun dışında ise haftalık takvim ve yapılacaklar listesi şeklinde ajandamı kullanıyorum. Bunu nasıl daha detaylı yaptığımı daha önce Günlük ve Haftalık Plan Hazırlama yazımda detaylıca anlatmıştım.
  • Kişisel Defterim: Yıllardır kullanıp 1 tanesini bitirip 2.’ye geçtiğim bir kişisel bir defterim var. Bu defteri özellikle kalın aldım çünkü çabucak bitsin istemiyorum. İçerisine ise yıllık hedeflerimi, dönem dönem aldığım kararları, beni üzen olayları ve analizlerini, insan ilişkileri ile ilgili fikirlerimi, beni etkileyen kitaplardan notlarımı yazıyorum. Yıllarca aynı defteri kullanınca da geride dönüp ruhsal ve kişisel gelişimimi takip ediyorum. Bir nevi günlük gibi kullanıyorum ama her günümü değil de dönüm noktası sayılabilecek olayları kaydediyorum. Genellikle de ayda bir defteri elime alıp o yılın planlarını, hedeflerini, hayallerini, sıkıntılarını, insanlarını değerlendiriyorum. Çok merak ettiğiniz “Uzak Durulması Gereken İnsanlar” listem ise yine bu defterin içinde. Peki neden böyle bir liste yapıyorum. Bazen fark etmeden fiziksel olarak yakınımda olan insanları ruhsal olarak da kendime yakın zannedebiliyorum ama bu insanlarda negatif bir enerji, kötü bir söz, beni hayal kırıklığına uğratacak bir davranış gördüğümde bu kişiyi hemen tarihi ve sebebi ile listeye kaydediyorum. Sonrasında ise daha dikkatli oluyorum. Zaten bir süre sonra da bu kişi hayatımdan çıkmış oluyor. Bunun dışında çabuk affeden bir yanım olduğu ve asla 3-5 haftadan fazla birisine kızgın kalamadığım için biri beni çok kızdırdığında da kendime not olsun diye o insana neden kızdığımı madde madde yazıyorum. Böylelikle de ruhumu korumaya ve gardımı almaya çalışıyorum.
  • Fikir Defteri: İş yerimde de blogda da sürekli bir üretme sürecindeyim. Öğrenciler için ders materyali yazıyorum bu yüzden de sürekli bir öğrenme sürecindeyim. Okuduğum bir makale, bir video veya bir arkadaş bana ilham verdiği zaman unutmamak için iş ve fikir defterime not alıyorum. Ayrıca blog yazılarımı, iş planlarımı ve projelerimi tek bir defterde tuttuğum için fikirsel olarak çok fazla dağılmıyorum. Profesyonel plan ve hayallerimi bir arada tutuyorum ve sürekli yanımda taşıyorum.
  • Duygu Takibi Defteri: Zaman zaman dışarıdan sert ve otoriter göründüğüme dair yorumlar alıyorum ama aslında bir yandan da oldukça duygusal bir insanım. Günlük hayatta kontrollüyüm ama duygusal iniş çıkışlarım da fazla. İtiraf etmem gerekirse de birazcık olayları dramatize etmeyi seviyorum. Bu yüzden de bir süredir sadece duygularımı takip ettiğim bir defter edindim. Ne işe mi yarıyor? Hani en yakın arkadaşınıza bile anlatsanız, “delirme!” veya “çıldırmışsın sen!” tepkisi alacağınız bazı durumlar olur ya ben bunları insanlarla doğrudan paylaşmayı çok sevmiyorum. Yakın arkadaşlarım tabi ki beni dinliyor ve anlıyorlar ama bazen sadece kendi kendime yazıp aşırı duygusallığımdan kurtulma ihtiyacı hissediyorum. Biliyorum ki bir arkadaşıma anlatsam bana teselli veya tavsiye verecek. Benim ihtiyacım olan ise sadece anlatmak. Ne kadar heyecan duyduğumu, ne kadar üzüldüğümü veya ne kadar canımın sıkıldığını sürekli ama sürekli anlatıp kimseyi sıkmak istemiyorum. Bu yüzden de bu deftere yazıyorum. Ayrıca bu konularda okuduğum kitaplardan ve katıldığım workshoplardan öğrendiklerimi de bu deftere aktarıyorum. Böylelikle genel ruh halimi de sağlıklı bir şekilde takip edebiliyorum. Kişisel defterimden farklı olarak zaman zaman bu defterin sayfalarını yırtıp atıyorum ve negatif duygu durumumdan fiziksel hayatta da kendimi uzaklaştırıyorum.

Bunların dışında İspanyolca notlarımın defteri, profesyonel bir şeyler karaladığım bir defter, zaman zaman para hesabı yaptığım bir defter ve uzun tatilleri planladığım bir defterim de var ama bu defterlerin hiçbirini bu dört defter kadar düzenli ve sadık bir şekilde kullanmıyorum.

Umarım bu yazı size beklediğiniz ilhamı vermiştir.

Sevgiler,

Ayça

“Defter Kullanımı ve Not Almanın Gücü” için 4 yorum

  1. Yer imlerimde olan bir insansiniz cok da tatlı cok da akicisiniz.aylardir gun asiri bakiyorum,dediklerinizin çoğunu hic yapmadım ama sizi okumaktan zevk alıyorum.belki birgün denerim.denemekten öte yapmaya devam ederim.gecmise fazlaca takılıyorum,hala için de bitmek bilmeyen bir yaşanamayan hayat var..sizi takip etmek guzel.:) hala okuyorum,yuksek lisans,tabi calisiyorum bankacıyım,yaşım yolun yarısını ama sizin gibi gençler beni de genç tutuyor sanirim;)))

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s